Konum: Kocasinan - KAYSERİ

Otizm spektrum bozukluğu sosyal iletişim ve etkileşim alanlarında farklılıkların yanı sıra tekrar eden davranışlar, rutinlere bağlılık, sınırlı ilgi alanları ve duyusal farklılıklarla kendini gösterebilen nörogelişimsel bir durumdur. Belirtilerin şiddeti ve günlük hayata etkisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu yüzden otizm tek tip bir gelişimsel özellik olarak değerlendirilemez.

Günlük yaşamda ‘’hafif otizm’’ ifadesi, daha az desteğe ihtiyaç duyulan otizm özelliklerini anlatmak için kullanılabilse bile klinik değerlendirmede belirtilerin düzeyi ve ihtiyaç duyulan destek birlikte ele alınır. DSM-5 yaklaşımında otizm için üç destek düzeyi tanımlanır; 1. Düzey ‘’destek gerektiren’’ düzeyi ifade eder .

‘’Atipik otizm nedir?’’ sorusunu cevabı ise biraz farklıdır ‘’Atipik otizm’’ özellikle eski sınıflandırmalarda kullanılan bir tanımlamadır ve ‘’hafif otizm’’ ile direkt eş anlamlı değildir. Örnek vermek gerekirse; ICD-10’da atipik otizm, belirtilerin başlangıç yaşı ya da tanı ölçütlerinin tamamının karşılanmaması gibi özelliklerle tanımlanmıştır. Günümüzde kullanılan sınıflandırmalarda otizm spektrumuna ilişkin tanımlamalar ise değişmiştir.

Atipik Otizm/ Hafif Otizm ve Belirtileri

Hafif Otizm Belirtileri Çocuklarda Nasıl Fark Edilebilir?

Çocuklarda hafif otizm belirtileri bazen çok belirgin olmayabilir. Çocuk konuşabiliyor, yönergeleri takip edebiliyor, akademik becerileri yaşına uygun görülebiliyorsa sosyal iletişimde yaşadığı bazı farklılıklar daha geç fark edilebilir. Ancak otizm değerlendirmesinde sadece konuşma becerisine bakılmaz. Davranış örüntüleri, sosyal iletişim, oyun becerileri ve duyusal özellikleri birlikte değerlendirilir.

Sosyal İletişimde Farklılıklar

Çocuklarda sosyal iletişim farklılıkları karşılıklı iletişim kurma konusunda zorlanma, ilgi ve duyguları paylaşmanın sınırlı olması, anlamada güçlük ya da mimikleri kullanmada ve akran ilişkilerinde zorlanma şeklinde görülebilir.

Örnek vermek gerekirse; çocuk çevresindeki kişilerle iletişim kurmak yerine çoğunlukla kendi ilgi alanına odaklanabilir, karşılıklı sohbeti sürdürmekte zorlanabilir ya da oyun sırasında akranlarının davranışlarına uyum sağlamakta güçlük yaşayabilir. Göz teması ise farklı olabilir; ancak sadece göz temasının az olması otizm tanısı anlamına gelmez. Tanı, çok daha geniş bir gelişimsel değerlendirme sayesinde konur.

Tekrarlayıcı Davranışlar ve Rutinlere Bağlılık

Atipik otizm belirtileri arasında tekrarlayıcı hareketler belli koku ya da nesnelere yoğun ilgi, rutinlere güçlü şekilde bağlılık ve değişiklikler karşısında zorlanma bulunabilir. Bazı çocuklar oyuncakları belli bir sıraya dizmekten, aynı oyunu sürekli oynamaktan ya da günlük işlerin hep aynı sırayla gerçekleşmesinden hoşlanabilir.

Söz konusu olan bu davranışların görülmesi tek başına otizm anlamına gelmez. Önemli olan davranışların sürekliliği, çocuğun günlük hayatına etkisi ve gelişimsel özelliklerle birlikte değerlendirilmesidir.

Duyusal Farklılıklar

Bazı çocuklar ışık, ses, dokunma, koku, tat ya da hareket gibi duyusal uyaranlara yaşıtlarından daha farklı tepkiler verebilir. Örneğin yüksek seslerden belirgin şekilde rahatsız olma, belli yiyeceklerin dokusunu kabul etmeme ya da bazı kıyafetlerin dokusuna karşı hassasiyet görülebilir. Bunun tam tersine bazı duyusal uyaranlara daha az tepki verme de ortaya çıkabilir.

2, 3 ve 4 Yaşta Hafif Otizm Belirtileri Nasıl Değişebilir?

Çocukların gelişimi bireysel farklılıklar gösterebilir. Bu yüzden aşağıda yer alan özellikler ‘’otizm testi’’ olarak değerlendirilmemelidir. Gelişimsel izleme, çocuğun yaş aralığına uygun beceriler kazanıp kazanmadığını takip etmeyi; gelişimsel tarama ise belli alanlarda çok daha sistematik bir değerlendirme yapmayı ifade eder. Tarama sonucu tanı koymak için yeterli değildir.

2 Yaşta Dikkat Edilebilecek Gelişimsel Özellikler

2 yaş civarında çocuğun etkileşimi, dil ve jest kullanımı yakından izlenebilir. CDC’ye göre bu yaş aralığında çocukların birçoğu, bir yetişkinin sorduğu bir nesneyi kitapta gösterebilir, en az iki kelimeyi bir araya getirebilir ve işaret etme dışında farklı jestle kullanabilir. Ayrıca yeni bir durumda yetişkinin yüzüne bakılarak nasıl tepki vereceğini anlamaya çalışabilir.

Bu becerilerin bazılarının belirgin şekilde gelişmemesi ya da çocuğun sosyal iletişiminde sürekli farklılıklar görülmesi durumunda çocuk doktoruyla görüşmekte fayda vardır.

3 Yaşta Dikkat Edilebilecek Özellikler

Üç yaş civarında sosyal iletişim çok daha belirgin hale gelir. CDC gelişimsel kilometre taşlarına göre bu yaş aralığında çocukların çoğu başka çocukları fark eder ve onlarla oyunlara katılır. Yetişkinlerle karşılıklı birkaç tur süren konuşmalar yapabilir ve ‘’kim, ne, nerede ve neden’’ gibi sorulara sorabilir.

Çocuğun akranlarıyla etkileşim kurmakta sürekli zorlanması, karışışıklı konuşmayı sürdürememesi ya da sosyal iletişimde belirgin farklar göstermesi değerlendirmek gerektiren bir durum olabilir.

4 Yaşta Dikkat Edilebilecek Özellikler

4 yaşa gelindiğinde hayali oyun, sosyal durumlara göre davranış geliştirme ve akranlarla oyun başlatma gibi beceriler daha görünür hale gelir. CDN’ye göre bu yaş aralığında çocukların çoğu en az dört kelimelik cümleler kurabilir, gün içerisinde yaşadığı bir olaydan bahsedilebilir ve basit soruları yanıtlayabilir.

Bu noktada amaç çocuğu bir liste üzerinden ‘’otizm var’’ ya da ‘’otizm yok’’şeklinde değerlendirmek değil, gelişimsel farklılıkları tam zamanında fark ederek profesyonel değerlendirmeye yönelmektir.

Hafif Otizmde Konuşma ve Dil Gelişimi Nasıl Etkilenebilir?

Hafif otizmde konuşma becerileri oldukça farklı görülebilir. Bazı çocuklar yaşına uygun kelime ve cümleleri kullanırken, karşılıklı konuşmada , sosyal iletişimde, sohbeti sürdürmede ya da dili bağlama uygun kullanmada zorlanabilir.

Bazı çocuklarda konuşmanın başlaması gecikebilir. Bazılarında ise kelime dağarcığı iyi olmasına rağmen karşılıklı iletişim, konuşma sırasını takip etme, mecazları anlama ya da başkalarının söylediklerine uygun yanıt verme gibi alanlarda farklılıklar görülebilir.

Bu yüzden sadece ‘’konuşuyor mu?’’ sorusuna odaklanmak yerine, dilin iletişim amacıyla nasıl kullanıldığına da odaklanmak gerekir. Dil gelişiminde yaşanan her gecikme otizm anlamına gelmediği gibi, akıcı konuşmada otizmi dışlamaz.

Hafif Otizm Tanısı Nasıl Konur

Hafif Otizm Tanısı Nasıl Konur?

Hafif otizm tanısı tek bir test, kan testi ya da kısa bir soru formuyla konulamaz. Tanı süresince çocuğun gelişim öyküsü, sosyal iletişimi ve davranışları ayrıntılı olarak ele alınır. Sağlık profesyonelleri ebeveynlerden bilgi alabilir, çocukla etkileşim kurarak davranış şekillerini gözlemleyebilir ve gerekli görüldüğünde farklı gelişim alanlarını değerlendirebilir.

Değerlendirme sürecinde çocuk doktoru, çocuk psikiyatristi, gelişimsel pediatri uzmanı, çocuk nörolojisi uzmanı, dil ve konuşma terapisini psikolog ya da diğer ilgili uzmanlardan faydalanılabilir. Çocuğun bilişsel, dilsel, sosyal ve günlük yaşam becerileri de değerlendirme kapsamına alınabilir.

M-CHAT gibi tarama araçları ise tanı koymak için değil, beli yaş gruplarına otizm açısında daha ayrıntılı değerlendirme gerekip gerekmediğini belirlemeye yardımcı olmak için kullanılır. Pozitif bir tarama sonucu mutlaka otizm olduğu anlamına gelmez; ayrıntılı bir değerlendirme gerekir.

Hafif Otizm Tedavi Edilir mi?

Otizm ‘’geçmesi’’ beklenen geçici bir hastalık olarak değerlendirilmez. Bunun yerine çocuğun ihtiyaçlarına bağlı olarak gelişimini desteklemeye yönelik eğitimsel, psikolojik, dil ve konuşma, davranışsal ya da ergoterapi gibi desteklerden faydalanabilir. Hangi yaklaşımın kullanıldığı ise çocuğun ihtiyaçları, güçlü yönleri ve günlük yaşamda yaşadığı güçlükler göz önünde bulundurularak belirlenir.

Hafif Otizmde Erken Değerlendirme Neden Önemlidir?

Erken değerlendirme; çocuğun ihtiyaçlarının çok daha erken fark edilmesini ve uygun desteklere hızlı ulaşılmasını sağlayabilir. CDC ve NİMH, erken fark etmenin değerlendirme ve gerekli hizmetlere yönlendirme açısından önemli olduğunu belirtir.

Çocuğumda Hafif Otizmden Şüpheleniyorsam Ne Yapmalıyım?

Çocuğunuzun konuşma gelişiminde, sosyal iletişimde, oyun becerilerinde, rutin yaklaşımında ya da duyusal tepkilerinde sizi endişelendiren sürekli farklılıklar varsa ilk olarak çocuk doktorunuzla görüşmeniz gerekir. Gelişimsel değerlendirme gerek görülürse ilgili uzmanlara yönlendirme yapılabilir.

Evde internet üzerinden yapılan testleri tanı aracı olarak kullanmak yerine çocuğun gelişimini zaman içerisinde gözlemleme, bakım verenlerden ya da öğretmenlerinden bilgi almak ve gözlemleri sağlık profesyonelleri ile paylaşmak daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Çünkü otizm tanısı tek bir belirti değil çocuğu genel gelişimsel profiline ve tanı ölçütlerine göre konulabilir.

Çocuğunuzun gelişimi ile ilgili gözlemlediğiniz farklılıklar için doğru değerlendirme ve profesyonel destek çok önemlidir. Meryem Yerli; çocukları gelişimsel ihtiyaçlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alarak ailelere rehberlik eder. Erken değerlendirme ve kişisel özel destek süreci hakkında detaylı bilgi almak için Meryem Yerli en doğru adrestir.

Sık Sorulan Sorular

  • Atipik otizm ile hafif otizm aynı şey midir?

Hayır. Atip otizm, özellikle ICD-10 gibi eski sınıflandırmalarda belli tanı özelliklerini ifade eden bir terimdir. Hafif otizm ise günlük kullanımda daha az destek ihtiyacı olan otizm özelliklerini anlatmak amacıyla kullanılabilir. Bu iki ifadede direkt olarak eş anlamlı değildir.

  • Hafif otizm belirtileri nelerdir?

Sosyal iletişimde farklılıklar, rutinlere bağlılık, akran ilişkilerinde zorlanma, tekrar eden davranışlar, sınırlı ilgi alanları ve duyusal farklılıklar görülebilir. Ancak belirtiler her çocukta aynı şekilde ortaya çıkmaz.

  • Çocuğumda hafif otizm olabilir mi?

Bunu sadece belirtilere bakarak kesin şekilde ifade etmek mümkün değildir. Gelişimsel farklılıklar fark ediliyorsa, çocuk doktoru ya da ilgili uzman tarafından değerlendirme yapılması gerekir.

  • En hafif otizm hangisidir?

‘’En hafif otizm’’ şeklinde resmi bir alt tanı bulunmaz. DSÖ-5’te otizm spektrum bozukluğu için destek düzeyleri kullanılır ve 1. Düzey ‘’destek gerektiren’’ düzey olarak tanımlanır.

  • Hafif otizm geçer mi?

Otizm geçici bir hastalık olarak değerlendirilmez. Ancak uygun terapi eğitim, destek ve çevresel düzenlemelerle çocuğun sosyal beceri, iletişim ve günlük yaşam becerileri desteklenebilir.

  • Hafif otizm tanısı nasıl konur?

Tanı; gelişim öyküsü, çocuğun davranışlarının gözlemlenmesi, ebeveynlerden alınan bilgiler ve gerektiğinde farklı gelişim alanlarının değerlendirilmesiyle konur. Tek bir test tanı için yeterli değildir.

  • Hafif otizmde göz teması nasıldır?

Göz teması çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Göz temasının az olması tek başına otizm belirtisi ya da tanı ölçütü değildir; sosyal iletişimin her yönüyle birlikte değerlendirilir.

  • Hafif otizm konuşmayı etkiler mi?

Etkileyebilir ancak her çocukta aynı şekilde görülmez. Bazı çocuklarda konuşma gecikmesi olurken, bazılarında ise konuşma akıcı olabilir. Ancak dili karşılıklı sosyal iletişim amacıyla kullanma konusunda güçlük yaşayabilir.

  • 3 yaşında hafif otizm belirtileri nelerdir?

Akranlarıyla oyuna katılma konusunda zorlanma, sosyal iletişimde belirgin farklılıklar, karşılıklı konuşmayı sürdürmede zorlanma, tekrarlayıcı davranışlar ya da rutin değişikliklerine yoğun tepki gibi özellikler görülebilir. Ancak bunlar tanı koymak için yeterli değildir. Mutlaka detaylı bir gelişimsel değerlendirme gerekir.

  • M-CHAT testi otizm tanısı koyar mı?

Hayır. M-CHAT bir tarama aracıdır ve otizm açısından daha ayrıntılı bir değerlendirme gerekip gerekmediğini belirlemeye yardımcı olur. Tarama sonucu ise yine tanı yerine geçmez.

İletişim Formu