Telefon, tablet , televizyon ve bilgisayarlar çocuklar günlük hayaygının çok önemli bir parçası haline geldi. Eğitim, oyun, iletişim ve eğlence amacıyla kullanılan bu dijital araçlar en doğru şekilde planlandığında çocuklara farklı fırsatlar sunabilir. Ancak ekran kullanımının uyku, oyun, okul hayatı, fiziksel aktivite ve aile ilişkilerinin önüne geçmesi durumunda ebeveynlerin dikkat etmesi gereken riskli bir tablo ortaya çıkabilir.
Bu yüzden çocuklara ekran bağımlılığı konusu sadece çocuğun günde kaç saat ekran karşısında kaldığı üzerinden değerlendirilmemelidir. Ekranın hangi amaçla kullanıldığı, kullanımın kontrol edilip edilmemesi ve çocuğun ekran dışındaki yaşamının nasıl etkilendiği de çok önemlidir.
‘’Ekran bağımlılığı’’ ifadesi günlük dilde yaygın şekilde kullansa bile, her uzun ekran kullanımı bağımlılık olduğu anlamına gelmez. Çocuğun dijital medya kullanımı göz önünde bulundurulurken davranışın günlük yaşam üzerindeki etkilerine bütüncül olarak bakılması gerekir.

Çocuklarda ekran kullanımının zorunlu hale gelip gelmediğini sadece süre üzerinden değerlendirmek doğru değildir. Örnek vermek gerekirse; bir çocuğun ekran başında geçirdiği süre okul çalışmaları, çevrim içi eğitim ya da aileyle beraber gerçekleştirilen yaşına uygun bir etkinlik için kullanılabilir. Buna karşılık daha kısa süreli kullanım bile çocuğun uyku düzenini, aile ilişkilerini ya da fiziksel hareketini belirgin şekilde etkiliyor ise dikkat edilmesi gerekir.
Bu yüzden çocuklarda ekran kullanımı değerlendirilirken şu sorulara bakılmasında fayda vardır:
Amerikan Pediatri Akademisi de çocuklarda medya kullanımın tek bir ölçütle değerlendirilmemesi; çocuğun gelişimsel özellikleri yaşı, uyku ve fiziksel aktivite ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Çocuklarda ekran bağımlılığı zararları konuşulurken direkt olarak ‘’ekran kullanımı şöyle bir hastalığa sebep olur’’ şeklinde kesin ve genelleyici söylemler kullanmak doğru değildir. Araştırmalarda ekran kullanımı ile farklı sağlık ve gelişim göstergeleri arasında ilişkiler bildirilse de çocuğun yaşı, ekranı kullanım amacı, izlenen içerik türü, kullanım zamanı ve aile ortamı gibi birçok değişken sonucu etkileyebilir.
Özellikle ekran kullanımının uygun zamanının önüne geçmesi çok önemli bir konu olabilir. Geç saatlerde ekran kullanımı çocuğun yatma saatini geciktirebilir ve uyku düzeni bozabilir. Bunun yanı sıra uzun süre hareketsiz kalması fiziksel aktiviteye ayrılan zamanı azaltabilir.
Ekranın oyun, yüz yüze iletişim, kitap okuma ya da aileyle geçirilen zamanın yerine geçmesi çocuğun günlük hayatındaki dengeyi değiştirebilir. Dolayısıyla erkan bağımlılığının zararları değerlendirilirken sadece cihaz karşısında geçirilen süre değil, ekranın çocuğun hayatındaki diğer etkinliklerle nasıl bir denge oluşturduğuna bakılması gerekir.
Çocuklarda ekran bağımlılığı belirtileri olarak değerlendirilirken bazı davranışlar anne ve babaların dikkatini çekebilir. Ancak söz konusu olan bu davranışların tek başına bir bağımlılık tanısı anlamına gelmediği özellikle belirtilmelidir.
Çocuk ekranı bırakmakta süreli olarak zorlanabilir, ekran kullanımını sonlandırma konusunda yoğun tepki gösterebilir ya da günlük sorumluluklarını yerine getirmeyi erteleyebilir. Bazı çocuklarda ise ekran kullanımından dolayı uyku saatleri düzenli olarak gecikebilir, akranlarıyla oynamak, aile etkinliklerine katılmak ya da fiziksel aktivitede bulunmak yerine süreli ekranı tercih etmeyi de isteyebilir.
Bunun yanı sıra çocuklarda telefon bağımlılığı şeklinde ifade edilen durum özellikle akılı telefonu günlük yaşamın büyük kısmını kapatmasıyla gündeme gelebilir. Burada da cihazın kaç saat kullanıldığı kadar kullanımının çocuğun hayatındaki işlevselliği ne derece etkilediğine bakılması da önemlidir.
Tek bir davranış şekli üzerinden ‘ “çocuğunuz ekran bağımlısı’’ sonucuna varılması doğru değildir. Süreklilik gösteren ve günlük hayatı olumsuz yönde etkileyen davranış değişiklikler varsa profesyonel bir değerlendirme düşünülmelidir.
‘’Çocuklar ne kadar ekran izlemeli?’’ sorusunun yanıtı yaş aralığına göre değişiklik gösterir. Özellikle 5 yaş altındaki çocuklar için WHO’nun fiziksel aktivite, uyku ve hareketsiz davranış önerileri birlikte ele alınmalıdır.
WHO’ya göre:
WHO ayrıca bu yaş aralığında ekran süresinin yanı sıra kaliteli uyku ve yeterli fiziksel aktivitenin de korunmasını tavsiye eder. Örneğin 3-4 yaşındaki çocukların gün içinde en az 180 dakika fiziksel aktivite yapması ve 10-13 saat kaliteli uyku alması önerilir.
5 yaş ve üzerindeki çocuklar için ise tek bir evrensel ekran süre sınırını her çocuk için aynı şekilde uygulamak yerine; çocuğun yaşını, gelişimini, uyku düzenini, okul hayatını, fiziksel aktivitesini ve kullandığı içeriği dikkate alan bir plan oluşturmak çok daha uygun olabilir. AAP de ailelerin çocuğa ve ailenin ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş bir medya kullanım planı oluşturmasını tavsiye eder.
Çocuklarda ekran süresi azaltılmak istendiğinde ekranı bir anda tamamen yasaklamak her aile için çok uygulanabilir bir çözüm olmayabilir. Bunun yerine daha düzenli ve öngörülebilir kurallar oluşturulmasında fayda vardır.
Öncelikle ekranın kullanacağı zaman aralıkları belirlenebilir. Yemek saatler, uyku öncesi rutini ve ailece geçirilen bazı zamanlar ekran dışı alanlar olarak düzenlenebilir. Çocuğun odasında tablet ya da telefon bulundurulmaması da uyku rutinine destek olabilir.
Ekran süresi azaltılırken yerine alternatif etkinlikler koymak da çok önemlidir. Yaşına uygun spor, kitap okuma, açık havada oyun, masa oyunları aileyle geçirilen zaman ve yaratıcı etkinlikler çocuğun ekran dışındaki seçeneklerini artırabilir.
Ayrıca ebeveynlerin kendi akran kullanımına da dikkat etmesi gerekir. çocuklar sadece söylenen kurallardan değil, günlük hayatta gördükleri davranışlardan da etkileyebilir.
AAP’nin medya kullanımına dair yaklaşımı da aile içinde sürdürülebilir ve ortak kuralların oluşturulmasını, bu kuralların çocuğun ihtiyaçlarına göre zaman içerisinde yeniden değerlendirilmesini destekler.
Ekran kullanımına dair güçlükler uzun süre devam ediyor ve çocuğun günlük hayatını beliğin şekilde etkiliyorsa bir uzman desteği almak gerekebilir. Örnek vermek gerekirse; çocuk ekran kullanımını sınırlandırmak da süreli zorlanıyor, uyku düzeni bozuluyor, fiziksel aktivitesi belirgin şekilde azalıyor, okul sorumlulukları aksıyor ya da aile ve akran ilişkilerinde fark edilebilir değişiklikler görünüyorsa profesyonel görüş alınabilir.
Bu noktada amaç çocuğa doğrudan ‘’ekran bağımlısı’’ tanısı koymak değil, ekran kullanmanın karşısındaki davranışları ve çocuğun genel gelişimsel ihtiyaçlarını detaylı olarak değerlendirmektir. Gerektiğinde çocuk gelişimi uzmanı, çocuk doktoru, çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı ya da ilgili diğer sağlık profesyonellerinden destek alınabilir.
Meryem Yerli; çocukların gelişimsel süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak ebeveynlere rehberlik eder. Çocuklarda ekran kullanımı iletişim ve günlük yaşam becerileri ya da öğrenme gibi alanlarda ihtiyaçlarını anlamaya yönelik profesyonel destek sunar. Bu noktada amak; her çocuğun bireysel özelliklerini dikkate alarak gelişimine destek olan uygun yaklaşımların belirlenmesine katkı sağlamaktır.
Tek bir belirtiyle anlaşılması mümkün değildir. Ekranı kullanımının uyku, okul, oyun fiziksel aktivite ve sosyal ilişkiler üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Yaşına bağlı olarak öneriler değişir. WHO 1 yaş altı çocuklarda ekran kullanımını önermemekte; 2 yaş ve 3-4 yaş çocuklarında hareketsiz ekran suresinin günde en fazla 1 saat olmasını önermektedir. 5 yaş üzerindeki çocuklarda ise kişiselleştirilmiş medya planı yaklaşımı çok önemlidir.
Öncelikle tutarlı ve öncesinde belirlenen kullanım kuralları oluşturmak gerekir. Ekranı bırakma zamanını öncesinde çocuğa haber verme ve yerine başka bir etkinlik planlamak bu geçişi kolaylaştırabilir. Sorun sürekli hale geliyor ve günlük yaşamı olumsuz yönde etkiliyorsa bir uzman görüşü alınabilir.
Ekran kullanımının zamanını ve amacını belirlemek, ekran dışı etkinlikleri artırmak ve aile içerisinde tutarlı kuralları hayata geçirmek yardımcı olabilir. Amaç ekranı tamamen yasaklamak yerine daha sağlıklı bir denge oluşturmaktır.
Ekran kullanımı özellikle uyku öncesinde yatma saatini geciktirebilir ve uyku rutinini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu yüzden uyku öncesi ekran kullanımının sınırlandırılmasında fayda vardır.
Her çocuk için tamamen ekranı yasaklama yaklaşımı gerekli değildir. Çocuğun yaşı, gelişimsel özellikler, ekran kullanım amacı ve günlük hayattaki diğer rutinlerle dengesi mutlaka dikkate alınmalıdır.
Ekran kullanımı çocuğun uyku, oyun, öğrenme, fiziksel aktivite ya da sosyal kişiliğini belirgin şekilde etkiliyorsa ya da ebeveynler bu konuda sınır koymakta sürekli zorlanıyorsa profesyonel bir değerlendirme düşünülebilir.