Otizm, gelişimin erken dönemlerinde fark edilebilen ancak her çocukta aynı yaşta veya aynı şekilde ortaya çıkmayan nörogelişimsel bir durumdur. Otizm erken tanı süreci, çocuğun gelişimsel özelliklerinin daha yakından değerlendirilmesine ve ihtiyaç duyduğu desteğin zamanında planlanmasına yardımcı olabilir. Bununla beraber erken tanı, gelecekteki gelişimin kesin olarak nasıl olacağını göstermez. Ebeveynlerin çocuklarının iletişiminde ve gelişimin başka bir alanında farklılık fark etmesi her zaman otizm anlamına gelmez. Fakat bu tür gözlemler gelişimsel değerlendirme için önemli bir başlangıç noktası olabilir.

Otizmde erken tanı çocuğun gelişimsel özelliklerinin daha erken ve kapsamlı biçimde en doğru şekilde değerlendirilmesine olanak sağlayabilir. Burada tanının erken dönemde ele alınması, çocuğun güçlü yönlerinin ve desteğe ihtiyaç duyduğu alanların belirlenmesi açısından oldukça önemlidir. Burada erken tanının önemi sadece “daha erken eğitim almak” şeklinde düşünülmemelidir. Bu noktada tanılama süreci aynı zamanda çocuğun iletişim, dil ve günlük yaşam becerilerinin bütüncül şekilde değerlendirilmesine yardımcı olur.
WHO, otizm özelliklerinin erken çocukluk döneminde fark edilebileceğini ancak otizmin bazı kişilerde daha ileri yaşlarda tanınabildiğini belirtmektedir. Ayrıca bireylerin yeteneklerinin ve destek ihtiyaçlarının birbirinden farklı olabileceğine dikkat çekmektedir. İşte bu nedenle otizmde erken teşhis, çocuğun geleceği hakkında kesin bir sonuç vermekten çok gelişimsel ihtiyaçların zamanında fark edilmesi ve uygun desteklerin planlanması açısından oldukça önemlidir.
Ebeveynler bazen çocuklarının gelişiminde yaşıtlarından farklı görünen bazı özellikleri fark ederek değerlendirme ihtiyacı duyabilir. Örneğin çocuğun ismine veya sosyal iletişim girişimlerine verdiği yanıt, jest ve işaretleri kullanma biçimi, ortak dikkat kurma şekli veya tekrarlayıcı davranışları konusunda endişe uyandırabilir.
Fakat tek bir belirti otizm tanısı anlamına gelmez. Aynı özellik farklı gelişimsel durumlarda veya farklı nedenlerle görülebilir. Bu noktada NHS’de otizm özelliklerinin kişiden kişiye değişebildiğini ve otizmli her çocuğun aynı özellikleri göstermediğini vurgulamaktadır. İşte bu nedenle internette bulunan belirti listelerinden hareketle çocuğa tanı koymaya çalışmak yerine gelişimsel bir endişe olduğunda uzman değerlendirmesine başvurmak daha doğru bir yaklaşımdır.
Otizm tanısında ilk aşamada çocuğun gelişimi hakkında ebeveyn gözlemleri ve sağlık profesyonelinin değerlendirmeleri ele alınabilir. Bu noktada gerekli görüldüğünde gelişimsel tarama araçlarından yararlanılabilir ve daha kapsamlı değerlendirme için ilgili uzmanlara yönlendirme yapılabilir. Burada tanı, tek başına bir anketin veya bir test sonucunun değerlendirilmesiyle konulmaz. APP’ye göre otizm tanısı; çocuğun gelişim öyküsünü, davranışlarını ve klinik gözlemi içeren kapsamlı bir değerlendirmeyle DSM-5 ölçütleri çerçevesinde ele alınır. Ayrıca dil, bilişsel ve uyumsal becerilerin değerlendirilmeside
burada oldukça önemlidir.
Yapılacak olan değerlendirme sırasında gelişim öyküsü, dil ve iletişim becerileri, sosyal etkileşim, oyun ve davranış özellikleri, bilişsel ve uyumsal beceriler, tekrarlayıcı veya sınırlı davranış ve ilgi alanları göz önüne alabilirsiniz. Bu noktada Meryem Yerli web sitesinde ebeveynlerin kullanabileceği M-CHAT değerlendirmesinden de faydalanılabilir. Ancak M-CHAT’in burada bir tarama aracı olarak değerlendirilmesi gerekir. Çünkü M-CHAT tek başına otizm tanısı koyamaz. İşte bu nedenle Meryem Yerli ile iletişime geçebilir M-CHAT ve daha fazlası hakkında bilgi edinebilir, profesyonel bir bakış açısından faydalanabilirsiniz.
Erken tanı sonrasında eğitim planı bütün çocuklar için aynı şekilde oluşturulmaz. Öncelikle çocuğun mevcut gelişim düzeyi, güçlü yönleri, zorlandığı alanlar, iletişim biçimi ve günlük yaşam içerisindeki ihtiyaçları değerlendirilir. Bunun ardından çocuğun ihtiyaçlarına uygun hedefler belirlenebilir. Örneğin bir çocukta iletişim becerileri öncelikli olurken başka çocukta sosyal etkileşim, oyun veya akademik hazırlık becerileri daha fazla destek gerektirebilir.
Bu nedenle otizm erken teşhis sonrasında eğitim planının “tanıya göre” değil, mümkün olduğunca çocuğun bireysel gelişim profiline göre oluşturulması önemlidir. APP, otizm tanısı alan çocukların gelişimsel, dil, bilişsel ve uyumsal becerilerinin değerlendirilmesini ayrıca müdahale planının bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda oluşturulmasını önermektedir.
Eğitim sürecinin amacı otizmi “ortadan kaldırmak” değil, çocuğun günlük yaşamda işlevsel olarak kullanabileceği becerileri geliştirmesine ve mevcut kapasitesini desteklemeye yardımcı olmaktadır. Burada çocuğun ihtiyaçlarına göre aşağıdaki alanlardan biri veya birkaçı eğitim hedefi olarak görülebilir;
Bu alanların tamamının her çocukta aynı ölçüde desteklenmesi gerekmez. Aynı zamanda aynı becerinin gelişmesi için gereken sürede çocuktan çocuğa değişiklik gösterebilir. İşte bu nedenle eğitim süreci, çocuğu belirli bir gelişim kalıbına sokmaya çalışmaktan ziyade onun iletişim kurma, öğrenme, günlük yaşamda bağımsızlaşma ve çevresiyle etkileşim kurma kapasitesini desteklemeye odaklanmalıdır.
Çocuğun gelişiminde ebeveynin dikkatini çeken ve süreklilik gösteren bir farklılık varsa tanı konmasını beklemeden profesyonel değerlendirme hakkında bilgi alınabilir. Özellikle iletişim aynı zamanda dil gelişimi, sosyal etkileşim ve oyun bulunuyorsa çocuk doktoru veya gelişimsel değerlendirme konusunda yetkin sağlık profesyonelleriyle görüşmek uygun bir başlangıç olabilir.
Burada amaç ebeveynin çocuğundaki her farklılığı, hastalık belirtisi olarak değerlendirmesi değildir. Tam tersine erken değerlendirme sayesinde gelişimsel farlılığın nedeninin daha doğru anlaşılması ve gerçekten desteğe ihtiyaç varsa bunun belirlenmesi amaçlanır.
Otizmde erken tanı neden önemlidir ?
Erken tanı, çocuğun gelişimsel özelliklerinin daha erken değerlendirilmesine ve ihtiyaç duyduğu desteklerin zamanında planlanmasına ciddi yardımcı olur.
Otizm tanısı en erken kaç yaşında konur ?
Otizm bazı çocuklarda 18 ay civarında güvenilir biçimde değerlendirilebilir ve tanı süreci daha erken dönemde de gündeme gelebilir. APP, otizm taramasının 18 ve 24 aylık farklı dönemlerde yapılmasını önermektedir.
Otizm erken yaşta anlaşılır mı ?
Bazı otizm özellikleri erken çocukluk döneminde far edilebilir. Bununla beraber her çocuk aynı özellikleri göstermediği gibi belirtilerin belirginleştiği yaşta değişebilir.
Otizm tanısından sonra eğitim ne zaman başlamalı ?
Tanı sonrasında çocuğun ihtiyaçlarına uygun eğitim desteğinin gecikmeden planlaması önemlidir. Ancak eğitim planının içeriği ve yoğunluğu çocuğun gelişimsel en doğru şekilde değerlendirilmesine göre belirlenmelidir.
Otizmli çocuklarda eğitim ne işe yarar ?
Eğitim, çocuğun iletişim, sosyal etkileşim, oyun, günlük yaşam gibi alanlarda ihtiyaç duyduğu becerileri desteklemeyi amaçlayabilir. Burada hedef, otizmi ortadan kaldırmak değil, çocuğun işlevsel becerilerini ve yaşam içerisindeki katılımını desteklemektir.
Otizm tanısı konan her çocuk aynı eğitimi mi alır ?
Hayır. Otizm spektrumunda çocukların gelişimsel özellikleri, güçlü yönleri ve destek ihtiyaçları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle eğitim hedefleri çocuğun bireysel anlamda değerlendirilmesine göre belirlenmelidir.
Otizm şüphesi varsa hangi uzmana başvurulmalı ?
İlk değerlendirme için çocuk doktoru ile görüşülebilir. Gerekli görülmesi halinde çocuk ve ergen psikiyatrisi, gelişimsel pediatri veya ilgili diğer uzmanlık alanlarına yönlendirme yapılabilir.
M-CHAT testi otizm tanısı koyar mı ?
Hayır. M-CHAT bir tarama aracıdır tanı testi değildir. Özellikle küçük çocuklarda otizm açısından daha ayrıntılı değerlendirme gerekip gerekmediği konusunda fikir vermek amacıyla kullanılır. Sonucun değerlendirilmesi gerektiğinde takip görüşmesi ve kapsamlı uzman değerlendirmesi yapılır.
Otizmde erken eğitim otizmi tamamen ortadan kaldırır mı ?
Hayır. Eğitim veya herhangi bir destek programının otizmi tamamen ortadan kaldırdığı söylenemez. Eğitim ve kanıta dayalı desteklerin amacı çocuğun iletişim, sosyal etkileşim ve günlük yaşam becerilerini desteklemek ve yaşam içerisindeki işlevselliğini artırmaya yardımcı olmaktadır.